Sıfır Beden Kaygısı

Kadınların vücutlarındaki yağ oranını sıfırlayabilmeleri ve sıfır beden olabilmeleri mümkün mü?

Sıfır Beden Kaygısı

sıfır beden

Kadınların vücutlarındaki yağ oranını sıfırlayabilmeleri mümkün mü?

Sıfır noktasına ulaşmış olan yağ oranı kadın olsun erkek olsun yaşamla bağdaşır bir durum değildir.  Çünkü vücudumuzdaki organ ve dokuların fonksiyonlarını sürdürebilmeleri hem yapısal hem de metabolik faaliyetler açısından için belirli bir oranda yağ dokusuna ihtiyaç göstermektedir.  Bu sebeple ne kadar uğraşılsa da yağ dengesi yüzde %3’lerin altına indirilemez.

Sıfır beden kaygısı riskleri

Kesinlikle yanlış.  Yağ dokusunun normal ölçülerin altına indirilmesi için yapılan uğraşları ölümle bile sonuçlanabilecek ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Kadınlarda yağ yüzdesinin %7’lerin altına inmesi bu ciddi sağlık problemlerinin oluşmasına sebep olmaktadır. Bu sağlık problemlerini en çok beden algısı bozulmuş anoreksiya nervosa hastalığına yakalanmış kadınlarda görmekteyiz.

Yağı eritmek hangi sorunlara yol açar?

Yağ dengesinin vücudun yapısal sürdürülebilirliğinin ve metabolik sürecin dengesinin sağlandığı düzeylerin altına indirilmesi bir çok sistem ve dokuda sorunlara yol açmaktadır. Beyin ve sinir sisteminde, kalp-damar sisteminde, kemik iliğinde, kan hücreleri ve fonksiyonlarında,  kemik yapısında, kas ve bağ dokusunun yapısında ve de hormonal dengede ciddi sorunlara yol açabilmektedir.  Bu sorunları en sık üst düzey kadın sporcularda görmekteyiz. Bu  sporcularda gördüğümüz bu soruna  kadın sporcu üçlüsü sendromu adını vermekteyiz.  Özellikle daha iyi atletik yapı sağlanmaya çalışırken vücudun dengesi alt üst olmaktadır. Bu hastalık tablosuna yakalanan kadınlarda yemek yeme bozukluğu, adetlerde düzensizlik ve tamamen kesilme ve kemik erimesi görülmektedir.

Kadınlık hormonunun azalmasına yol açar mı?

Kadınlık hormonunun en önemli üretim yolu böbrek üstü bezi ve vücut yağ dokusu aracılığıyla olmaktadır. Yağ dokusu kadınlık hormonun asıl dönüşümün yapıldığı  yerdir. Bu dokunun azalması kadınlık hormon düzeyinin de azalmasına yol açmaktadır. Yağ dokusundan dönüşen , östrojen adını verdiğimiz bu hormon bir kadının sadece adet düzenini  ve cinsel fonksiyonlarına etki etmez.  Diğer taraftan aynı hormon kemik dokusunun yapılmasına ve damar sağlığının sürdürülmesi açısından da oldukça önemlidir. Bu hormonun azalması ciddi düzeyde kemik erimelerine ve damarsal problemlere yol açabilmektedir.  Yağ dokusunun normalden fazla azalmasıyla ortaya çıkan bu problemleri çözebilmek her zaman için kolay olamamaktadır.